Dostluğun arkasında içten içe işleyen sinsi bir mesleki rekabeti ve haset duygusunu da kurcalayan bir yapımdır. Irma, her ne kadar Olga'yı çok sevse de, koreografların ve basının sürekli Olga’yı dahi ilan edip kendisini sıradan bir "arka plan dansçısı" olarak görmesini sindirmekte zorlanır. Bu gizli sınıf farkı, Olga zayıfladıkça Irma'nın sahneye tırmanma fırsatını doğurur; suçluluk duygusu ile başarı hırsının çarpıştığı bir psikolojik harp sergilenir.