Karakterlerin cezaevinin gizli tünellerinden pazar yerlerine kadar verdikleri bu zamana karşı yarış, her durakta ayrı bir tehlikeyi beraberinde getiriyor. Kitabi dövüş kurallarının ve rasyonel bilimin, sokaktaki o çiğ gerçeklik karşısında nasıl işlevsiz kaldığını görmek gerilim dozajını zirveye taşıyor. Karakterlerin uykusuzluk, yorgunluk ve borç yükü yüzünden gördükleri duygusal sanrılar, filmin psikolojik tabanını sürekli olarak güçlü tutuyor. Bu amansız süreç, sinemaseverlere modern dünyanın tüm konforundan mahrum kalan taşra insanının hayatta kalma içgüdüsünü en çıplak haliyle yansıtıyor.